• Dosya Başvuruları Başladı Başvur
  • Detaylı Bilgi İçin : 0539 522 09 70 İletişim
Tüm Kategoriler
Sepet 0
Sepette ürün yok.

Yazarımız Yunus Günay, bu haftaki pazar sohbetinin konuğu idi.

insegram-ygunay.jpeg

 

Pazar Sohbetinde bu hafta Yazar Yunus Günay’ı konuk ettik.

 

Hocam hoşgeldiniz. Kendinizden bahsedebilir misiniz?
-Ben Yunus Günay. Uzun yıllardır yazıya ve okumaya gönül vermiş biriyim. Yazarlık yolculuğum aslında kendi iç arayışımın bir yansıması oldu. Hem bireysel hem toplumsal meseleleri kalemimle anlamlandırmaya, insanın hakikate olan yolculuğunu edebiyatla buluşturmaya çalışıyorum.

 

Kitabınızın fikri nasıl doğdu? İsmine ve yazılmasına nasıl karar verdiniz? Yazma sürecinden bahseder misiniz?
-“İbrahim Kapısı” fikri, Hz. İbrahim’in tevhid yolculuğunu yeniden düşünürken doğdu. Sadece tarihî bir şahsiyet olarak değil, bugünün insanına da seslenen bir peygamber olarak onu anlatma arzusu içimde bir ihtiyaç hâline geldi. Kitabın ismi de, hakikate açılan bir kapı olması fikrinden doğdu. Yazma süreci, yoğun okumalar, kaynak araştırmaları ve ardından içsel bir derinleşmeyle geçti.

 

Okuyucunun bu kitaptan almasını istediğiniz mesaj nedir?
-Okuyucunun bu kitapta hakikate açılan bir kapıyı fark etmesini istiyorum. Hz. İbrahim’in sorgulayan, arayan ve teslim olan yönü, aslında bugünün insanına da ışık tutuyor. Benim temennim; kitabın okurda, kendi yolculuğunu sorgulama cesareti uyandırmasıdır.

 

Yazarken zorlandığınız bölümler oldu mu?
-Evet, özellikle bazı tarihî ve dini metinleri sade bir dille aktarma kısmında zorlandım. Hem akademik ciddiyeti hem de edebi akıcılığı korumak kolay olmadı. Ancak en çok da duygusal yoğunluğun olduğu sahneleri yazarken derin bir sorumluluk hissettim.

 

Bu kitap hayatınızın hangi döneminde yazıldı? Kişisel hayatınızla eserin yazımı arasında nasıl bir bağ kuruyorsunuz?
-Kitap, hayatımda manevi sorgulamalarımın yoğun olduğu bir dönemde yazıldı. Kendi içsel yolculuğumla Hz. İbrahim’in yolculuğu arasında paralellikler kurduğumu söyleyebilirim. Bu da eserin benim için çok daha anlamlı olmasına sebep oldu.

 

Bu kitabın cümlelerinden birini hep hatırlayacak olsanız hangisi olurdu?
-“Kapılar hakikate açılmak içindir; yeter ki insan cesaret edip o kapıyı aralasın.” Bu cümle, kitabın ruhunu özetliyor ve benim için de özel bir anlam taşıyor.

 

Okuyuculardan gelen ilk tepkiler nasıldı?
-İlk tepkiler çok kıymetliydi. Okurların “sanki kendi yolculuğumu okudum” demesi beni en çok etkileyen yorumlardan biri oldu. Çünkü amacım sadece bilgi aktarmak değil, içsel bir yolculuğa eşlik etmekti.

 

Yayımlanan bu eseriniz sizde bir değişikliğe sebep oldu mu?
-Kesinlikle. Yazarlığın sorumluluğunu daha fazla hissetmeye başladım. Kitap yayımlandıktan sonra kalemin aslında bir emanet olduğunu daha derinden fark ettim.

 

Sizi yazmaya motive eden şey nedir?
-En büyük motivasyonum insanın anlam arayışı. Yazarken hem kendime hem de başkalarına bir yol haritası sunabilmek beni yazmaya itiyor.

 

Yazma rutinlerinizden bahsedebilir misiniz?
-Genellikle sabahın erken saatlerini tercih ederim. Sessizlik ve dinginlik yazı için bana en uygun ortamı sağlıyor. Belirli kurallarım yok ama yazarken mutlaka kaynak kitaplarım yanımda olur. Ortalama 2–3 saatlik yoğun yazma seansları yaparım.

 

Eserinizin basım ve yayım sürecindeki deneyimlerinizden bahsedebilir misiniz?
  • - MCK Yayınları ile çalışmak benim için güzel bir deneyim oldu. Süreç boyunca esere titizlikle yaklaşıldı. Hem profesyonellikleri hem de samimiyetleri sayesinde kitabın en doğru şekilde okurla buluştuğunu düşünüyorum.

 

Yazarlık yolculuğunuzda sizi etkileyen yazarlar var mı?
-Evet, var. Özellikle Sezai Karakoç’un düşünce derinliği, Cahit Zarifoğlu’nun samimiyeti ve İhsan Fazlıoğlu’nun entelektüel birikimi beni çok etkilemiştir.

 

Ülkemizde okuma alışkanlığı nasıl kazandırılabilir? Sizce okullar yeterli mi?
-Okuma alışkanlığı ailede başlar, okulda pekişir. Sadece müfredatla değil, çocukların kitapla duygusal bağ kurması sağlanmalı. Okullar önemli bir adım ama yeterli değil; ailelerin ve toplumun da bu sürece katkı sunması gerekir.

 

 Okuduğunuz en iyi üç kitap hangileridir?
-Kur’an-ı Kerim dışında, Sezai Karakoç’un *Diriliş Neslinin Amentüsü*, Tolstoy’un *İtiraflarım* ve Necip Fazıl’ın *Çile* eserleri benim için çok kıymetlidir.

 

Bir sonraki kitap projeniz nedir?
-Şu an üzerinde çalıştığım yeni bir proje var. Yine manevi yolculuğu merkeze alan, ancak bu kez daha kişisel hikâyeler üzerinden ilerleyen bir kitap olacak. Şimdilik sürpriz diyelim.

 

Kitap yazma hazırlığında olan yazarlara neler önerirsiniz?
-En önemli şey sabır ve disiplin. Yazmaya başlamadan önce bolca okumak, araştırmak gerekiyor. Ayrıca yazı sürecinde kendilerine karşı dürüst olmaları ve samimiyetlerini korumaları çok önemli.

 

Okurlara son cümle olarak ne söylemek istersiniz?
-Her kitap aslında yeni bir yolculuktur. Okurlarımı kendi yolculuklarına cesaretle çıkmaya davet ediyorum. “İbrahim Kapısı” bu yolculuğun sadece bir anahtarı olabilir.
             
Teşekkür ederiz hocam.
             
-Ben teşekkür ederim.

icon

E-Bültenimize Abone Olun!

Kampanyalardan ilk siz haberdar olun.