
Bugün Pazar Sohbetinde konuğumuz Şair-Yazar Hasan Hüseyin Tokuş idi. Kendisiyle yazarlık serüveni, edebiyat dünyası ve eserlerini konuştuk.
Merhaba Hasan Hocam. Öncelikle kendinizden bahsedebilir misiniz?
-1961 Erzurum doğumluyum, evliyim. Allah bağışlarsa, 6 çocuk, 4 torunum var. 4 yıllık İşetme, 2 yıllık İlahiyat mezunuyum. Rahmetli babam 1950 yıllarında günlük tutacak kadar okumayı ve yazmayı seven biri. Okuma alışkanlığım sanki de genetik gibi. Kendimi bildim bileli okuyorum ve çeşitli dergilerde, mahalli gazeteler de yazılar yazıyordum. Kitap formatında edebiyatın her dalında çalışmalarım vardı, son 3 yılda seri olarak yayımlatmaya başladım. Bir kaç yayın eviyle çalıştım ve MCK yayınevi ve muhterem Mustafa Cankurt hocamla tanıştıktan sonra farkı fark edip son 3 eserini bu yayın evinde gerçekleştirdik. Ve çok çok memnunum. Emeği geçen herkese teşekkürler.
Hocam, siz edebiyatın her alanında eser vermeye gayret gösteriyorsunuz. “Ay Işığı Şiirleri”, “Hasbihâl” ve “Kadirî Tarikatı Halisiye Kolu Velileri ve Şer’i Ölçülerde Tasavvuf” isimli üç kitabınız MCK Yayınları’ndan çıktı. Bu kitaplarınıza geçmeden önce daha önce çıkan eserlerinizden bahsedelim: “Kelamistan”, “Bir Garip Öykü” ve “Her Telden Seçme Yazılar”
-"Kelamistan" ilk yayımlanan şiir kitabım, peşine "Bir Garip Öykü" kitabım yayımlandı. En son "Her Telden Seçme Yazılar" adlı makalelerden oluşan kitabım yayımlandı. Ve Erzurum'umuzdaki entelektüel üstadlarım ve okuyucular tarafından takdir gördü.
Hocam, şimdi MCK Yayınları’ndan çıkar şiir kitabınız “Ay Işığı Şiirleri” üzerine konuşmak istiyorum. Kitabınızın fikri nasıl doğdu? İsmine ve yazılmasına nasıl karar verdiniz? Kitabınızın yazma sürecinden bahseder misiniz?
-Daha evvel bahsettiğim gibi bu kitapta dahil diğer eserlerim de basıma hazır haldeydi. Sadece isim vermek lazımdı, onu da en çok ilhamı yakaladığım saatlerinde olan geceden dolayı “Ay Işığı Şiirleri" dedik tabi eşimin onayıyla....
Okuyucunun bu kitaptan almasını istediğiniz mesaj nedir?
-Hattı zatın da Dervişlik meşrebimden dolayı diğer kitaplarım gibi tasavvufi bir esinti var bu kitabımda da. Acizane isterim ki tasavvuf gibi muhabbet dolu bir kaynaktan beslenilirse muhabbet esintilerini insan daha yoğun yaşayıp ve yakalıyor.
Bu kitap hayatınızın hangi döneminde yazıldı? Kişisel hayatınızla eserin yazımı arasında nasıl bir bağ kuruyorsunuz?
-Bu ve diğer eserlerimizin bir çoğu, özellikle şiirler 30/40 yıl önceden gelen birikimler. Dolayısıyla mecazi ve ilahi aşk karışımı gibiler. Yani gençlik yıllarının da esintileri var.
Hocam şimdi de üç ay önce MCK Yayınları’ndan çıkan “Hasbihal” isimli deneme türündeki eserinizi konuşalım. Bu kitabın yazılma fikrinden ve serüveninden bahsedebilir misiniz?
-Deneme türündeki eserler hep ilgimi çekmiştir. Şayet bu kitabımı da o türe sokan olursa, o okumalarımın ve gözlemlerimin bir neticesinde olarak görüyorum.
Okuyuculardan gelen ilk tepkiler nasıl? Bu tepkiler arasında sizi en çok etkileyen hangisiydi?
-Okurlarımdan ve yazar kesimdeki üstadlarımdan çok olumlu tepkiler aldım. Onların teşvikleri neticesinde de eserlerimi yayımlatma cesareti buldum. Çok okuyan biri olduğumu hemen hemen herkes bilirdi fakat yayımlanacak kadar yazdığımı kimse sanki de bilmiyordu. Bu sebeple dostlarımızın hayret içerikli takdirleri beni şaşırtmıştı diyebilirim.
Son kitabınız “Kadirî Tarikatı Halisiye Kolu Velileri ve Şer’i Ölçülerde Tasavvuf” isimli kitabınız inceleme-araştırma özelliği taşıyor. Esere geçmeden önce Tasavvuf kavramı ve Türkiye’de Tasavvuf konularını sizinle konuşmak isterim. Tasavvuf Nedir? Türkiye’deki Tasavvuf anlayışından kısaca bahsedebilir misiniz?
-Kitapta da arz ettiğim gibi bugün ülkemizde de aslı hüviyetiyle bir tasavvuf pek az. Rahmetli Şeyhim derdi ki: "Evladım biz tasavvuf adı altında şeriatı öğretiyoruz." Malum insan kamil manada önce şeriatı, yani dinin zahirini kamilen yaşamadan İslam’ın batını olan tasavvuftan bir neticede alamaz. Tasavvuf istismara müsait bir hal ilmi olduğu için de bugün bir çokları dünyevi nemalanma ve itibar devşirme aracılığıyla olmuştur. Tekrar ediyorum elbetteki aslına en uygun bunu yaşayan ve yaşatanlar var, azdan da az olsalar bu kıyamete kadar ehil ellerle sürecektir. Bu zatların çoğu medyatik olmadıkları için bilinirliklere az.
Bu eserinizin yazma fikri ve yazma sürecinden bahsedebilir misiniz?
-Bahsettiğim gibi uzun yıllardır bu gönül meclislerinin müdavimiyim içinde biri olarak gördüğüm ve tespit ettiğim şeyleri kısmen de olsa kaleme alma ihtiyacı duydum. Rabbim riyadan korusun.
Yayımlanan bu eseriniz, siz de ve hayatınızda bir değişikliğe sebep oldu mu?
-Fazla bir etki yapmadı çünkü içinde olan biri olarak yazmış olduk.
Yazarken zorlandığınız bölümler oldu mu?
-Az da olsa yutkunduğum, kimseyi kırmama adına yumuşattığım ve tevilini yazdığım yerler oldu, müsaade ederseniz onlar ben de saklı kalsın.
Hocam siz edebiyatın çeşitli türlerinde eserler verdiniz: Şiir, hikâye, deneme, makale gibi. Günümüz Türk Edebiyatını durumunu nasıl görüyorsunuz? Edebiyatımız istenilen yerde mi?
-Kendimi de içine katarak samimiyetle söylüyorum ki müthiş bir kitap enflasyonu var. Ben de dahil önüne gelen kitap yazıyor ve ciddi bir elekten geçmiyorlar. İmkanı olan parayı bastırıp kitap yayınlıyor.( kendim dahil...) Sonra kitapların çok pahalı olması, artı kargo ücretlerinin de fezada seyretmesi sebebiyle zaten okuyan kesimin az olması bu aksi durumlar neticesinde okuma ve satın alma seviyesi düşüyor haliyle. Bu günümüz edebiyatını da olumsuz etkiliyor diye düşünüyorum.
Okuduğunuz en iyi üç kitap hangileridir?
-Şiir de Abdurrahim Karakoç, Necip Fazıl... Günümüzde Nurullah Genç..... Rus klasikleri baştan sona, artı tasavvuf dünün ve bu günün eserleri....
Hocam sizi yazmaya motive eden şey nedir?
-Yaş kemale erdi herhalde “Kubbede bir hoş seda.." bırakma hevesi...
Yazma rutinlerinizden bahsedebilir misiniz? Kaç saat yazarsınız? Yazarken belli kurallarınız var mı?
-Abartısız (işim de müsait) en az 4 saat okurum haliyle de aldığım notlar olur ve onları temel edinerek yazmalarım da çok olur...
Eserlerinizin basım ve yayım sürecindeki deneyimlerinizden bahsedebilir misiniz? Yayınevi süreci nasıl geçti?
-Girişte de belirttiğim gibi mürailik kabul etmezseniz daha evvel ki yayınevlerindeki kötü tecrübelerime rağmen Rabbim beni MCK Yayınları ile tanıştırdı, "İşte bu... Doğru yeri ve doğru insanları buldum." dedim. İnşallah hep beraber olacağız. Tüm yazar arkadaşlarıma canı gönülden tavsiye ediyorum. Ve diyorum ki: " MCK Yayınları ile tanışın ve onları görün. Sizler de benim gibi vazgeçemeyeceksiniz ve kitaplarınız da kusursuz yayımlanacak "
Ülkemizde okuma alışkanlığı nasıl kazandırılabilir? Sizce okullar bunun için yeterli mi?
-Maalesef aileler örnek oluşturmadığı sürece evlatlarımıza okuma alışkanlığı kazandıramayacağız gibi. Öğretmenlerimize çok büyük iş düşüyor.
Bir sonraki kitap projeniz nedir? Mahsuru yoksa bahsedebilir misiniz?
-Henüz hazırlık aşamasında olduğumuz eserler var. İnşallah hazır olunca MCK yayınevi ailemize müracaat edeceğiz.
Kitap yazma hazırlığında olan yazarlara neler önerirsiniz? Yazma sürecinde ve öncesinde nelere dikkat etmeliler?
-Çok okumalarını ve disiplinli çalışmalarını tavsiye ederim.
Okurlara son cümle olarak ne söylemek istersiniz?
-Bana bu fırsatı verdiğiniz için sizlere ve okuma zahmetine katlanan kardeşlerime teşekkür ederim. Sürçü lisan eyledikse affola.

