• Dosya Başvuruları Başladı Başvur
  • Detaylı Bilgi İçin : 0539 522 09 70 İletişim
Tüm Kategoriler
Sepet 0
Sepette ürün yok.

Pazar sohbetinin bu haftaki konuğu Şair Ramazan Başdemir'di.

inegram-ramazan-1.jpeg

Bugün Pazar Sohbetinde konuğumuz Şair Recep Ramazan Başdemir idi. Şair ile şairlik ve yazarlık serüveni ve eseri “Ademoğlu” hakkında konuştuk.

 

Merhaba Ramazan Hocam. Öncelikle kendinizden bahsedebilir misiniz?

-Merhaba, ben Ramazan Başdemir. Türküm, 26 yaşındayım. Memleketim Ankara.  Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunuyum. Aynı alanda da yüksek lisans öğrencisiyim. Ademoğlu şiir kitabının şairiyim. 

 

 

Hocam kitabınız “Ademoğlu” MCK Yayınları’ndan çıktı. Kitabınızın fikri nasıl doğdu? İsmine ve yazılmasına nasıl karar verdiniz? Kitabınızın yazma sürecinden bahseder misiniz?

-İlk başlarda bir kitap fikri yoktu. Sadece şiir yazmaktaydım ve bunlar çok parçalanmış ve ayrışıktı. Zaman içerisinde bu dağınık sözlerin bir noktada bir uyum içerisinde olduğunu fark ettim. Yoğunluklu olarak bir “acı” teması vardı. Şiirleri yeniden güçlendirmeye başladığımda işte o zaman bir kitap fikri doğmaya başlamıştı. Benim kitabımın ithaf edilen bir yanı var dolayısıyla Ademoğlu şiirinden hareketle kitabın isminde Ademoğlu oldu.   

 

 

Okuyucunun bu kitaptan almasını istediğiniz mesaj nedir? 

-Sabırlı bir okuyucunun bu kitapta kendine çıkarabileceği çok fazla içerik ve duygu olduğunu düşünüyorum. Şahsi olarak benim bir konu özelinde iletmek istediğimin bir mesaj hiç olmadı. Olmazdı da Ademoğlu daha çok herkes için ortak bir mekan konumundadır. Günümüzde Moğolistan’ın Hently eyaletinde bulunda Burhan Haldun Dağı’nın Cengiz Han için önemli bir yer olduğunu duymuşsunuzdur. 9 yaşında iken tam bir hayatta kalma mücadelesi yaşıyor, sonra da ölümüne kadar ki süreçte birçok kez ritüel amaçlı ziyaretler gerçekleştiriyor. Şuan bizler dağın eteklerine gitmiyoruz belki de ama bir odaya yahut bir köşeye çekilmeyi seviyoruz. Ademoğlu böyle bir yer benzer sorunların ve hayatların sessizce dinlendiği bir köşe, bir oda yahut sayfa.  

 

 

Yazarken zorlandığınız bölümler oldu mu?

-Yazarken zorlandığım bazı şiirler oldu. Bitirmek için benim de bazı düşünceleri ve duyguları tekrar tekrar bir sürede dillendirmem gerekti. Primani yanılmıyorsam 40-45 gün sürdü. Elbette bu süre tamamıyla bu işle ilgilendiğim bir süreç olarak değil gündelik hayatımın dışında kalan arta zamanlara yayılmış bir aralık sadece. Şiir yazmak zaten anlık duygularla aktarılan sözlerden ibaret değil geniş zamanlı düşüncelerin düzenlenişlerinden ibaret. Dolayısıyla benim için zor bölümler bekleyişti diyebiliriz. 

 

 

Bu kitap hayatınızın hangi döneminde yazıldı? Kişisel hayatınızla eserin yazımı arasında nasıl bir bağ kuruyorsunuz?

-Bu kitap üniversiteyi bitirişimle beraber hayatın gerçekliğini yavaş yavaş tatmamla başladı. Zaten öncesinde de şiirden haz eden bir insan değildim. Kendimi ve şiiri sevmeye başlayışımdan sonra yeteneğim ve aktarmak istediklerim birleşti. Zamanla gelişerek de son halini aldı.

 

 

Bu kitabın cümlelerinden birini hep hatırlayacak olsanız bu hangi cümle olurdu? Sizin için özel anlamı olan bir alıntı var mı eserde? 

 

-Benim için şiirler bir bütün yani bana göre dizelerim şiirden çıkarıldığında bozulduğunu hissettirmekte. Benim değil ama düşüncelerine değer verdiğim biri için şu cümleler değerli bulunmuş. 

Kibrit çöpüyle 

Isırırım bir kenti

Mesut bir kaya yeter bize

Şehvetli suratında bir tufan

Rüzgar olabilirim burada

Ursula

Okuyuculardan gelen ilk tepkiler nasıl? Bu tepkiler arasında sizi en çok etkileyen hangisiydi?

-Benden pek de böyle şeyler beklenmezdi. Duygusal sözler yani o yüzden çoğunlukla şaşıran tepkiler geldi.  

 

Yayımlanan bu eseriniz, siz de ve hayatınızda bir değişikliğe sebep oldu mu? 

-Hedeflerimden bir tanesi gerçekleşmiş oldu. Ben bir mekanizmaysam eğer o da benim parçam olurdu. Oldu da.  İlerleyen hedeflerimde yeni parçalar eklemek cesaretindeyim. 

 

Sizi şiir yazmaya motive eden şey nedir?

-Beni şiir yazmaya ilk iten şey babamın ilgisiydi. İlk başlarda roman ve hikaye okumayı daha çok seven birisiydim. Lakin şiirle de derin ve geniş kapsamlı olaylar aktarabileceğimi kavrayınca bu iş beni oldukça motive etti. 

 

 

Yazma rutinlerinizden bahsedebilir misiniz? Kaç saat yazarsınız? Yazarken belli kurallarınız var mı?

-Geniş zaman dilimlerinde yazarım. Bazen hiç ilgilenmem ve hayatımı yaşarım. Bazen bazı şiirleri bitirmeyi aşırı düşünürüm öyle olunca da sürekli onlarla ilgileniyorum. Bazen yazarken dinlemek yahut hiç dinlememek bile önem kazanıyor. Dolayısıyla sessiz zamanları tercih ediyorum. Bir roman yazmıyorum netice de kelimeler daha çok önem kazanıyor ve bazen sadece kelime de arıyorum diyebilirim. Saatlerin bir düzeni yok diye sonlandırıyorum.

 

 

Eserinizin basım ve yayım sürecindeki deneyimlerinizden bahsedebilir misiniz? Yayınevi süreci nasıl geçti?

-Açıkçası ilk yayınım olması sebebiyle kitap yayını hakkında fazla bilgim yoktu. Yeterince ilgilendiler ve yardımcı oldular. MCK yayınlarının bu bakımdan hızlı süreç yönetimi ve özverili çalışmasıyla takdir edilmeye değer.  

 

Hocam şiir dışında edebiyatın diğer alanlarında da eser vermeyi düşünüyor musunuz?

-Çoğu zaman akla güzel fikirler geliyor. Ne yazık ki ilgilenebilecek yeteri kadar zamanım yok. O gün geldiğinde tekrar şiir yanında roman türünde de eserler verebilirim.

 

 

Bu yolculuğunuzda sizi etkileyen yazarlar ve şairler var mı? Bunlar kimlerdir?

-Genelde okuduğum şairler Sezai Karakoç, Mehmet Akif Ersoy, Turgut Uyar, Küçük İskender, İsmet Özel, Ülkü Tamer, Ümit Yaşar Oğuzcan. Etkileri ne derece bilmiyorum lakin genel çerçeve de bu isimleri okumuşluğum çoktur. Türk dili ve edebiyatı mezunu olmam sebebiyle geniş bir şiir yelpazesiyle tanıştım diyebilirim.   

 

      Sizce ülkemizde şiire ve şaire değer veriliyor mu? Bu konudaki görüşünüzü merak ediyorum.

-Bence fazlasıyla değer veriliyor öyle ki inanılmaz derece de şairlere bağlılığımız ve sevgimiz var. Öyle ki eskilerin isimleri, hikayeleri, sözleri her zaman her yerde. Yani onlar kabul edilmiş kişiler. Kendi zamanları ve geleceğe yansımaları için eserlerin ilgi çektiği bir dönemde bunu başarmışlar. Bizler için şuanda kabul edileni kabul etmek gibi bir gerçeklik var. Günümüzde yeni bir şair önce tanıtılmalı açıkçası. Aksi halde kendini tanıtmak ve kabul ettirmek günümüzde çok daha zor. En basit örneği dergilerden verebiliriz. Nice dergilerde şiirler yayımlayan şairler vardı ve bu dergilerde şairler daha iyi tanınırdı. Şimdi ise ne dergi kaldı ne şair.  Açıkçası yeni şairlerin, yazarların daha çok ilgi odağı olması için güçlü reklamlara ihtiyaç var.

 

 

Ülkemizde okuma alışkanlığı nasıl kazandırılabilir? Sizce okullar bunun için yeterli mi?

-Okumak artık neredeyse bitti. Sanırım bunu kazandırmak sadece bunu platformlarda reklamını yapmakla olacaktır. Birçok Amerikan filminde şiir okumanın yahut şiir organizasyonlarının sıkıcılığı gözler önüne serilir. Zira filmim aksiyon türünde olması sebebiyle böyle içerikler söz konusu olmaktadır. Kanaatimce okuma alışkanlığını gözler önünde övülecek çalışmalara ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.   

 

 

 

Okuduğunuz en iyi üç kitap hangileridir? 

-Kendi alanımın şiir olmasına karşın ben farklı türdeki bu 3 kitabı oldukça sevmekteyim. Bu kitapları okuduğumda bende farklı yolculuklara sürükledi. 

1-Otomatik Portakal

2- Albert Camus- Yabancı

3- Jack London- Vahşetin Çağrısı 

Bonus olarak Cengiz Aytmatov’dan Dişi Kurdun Rüyaları ve Türk edebiyatından Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf’unu okumanız tavsiye olunur. 

 

 

 

 

Bir sonraki kitap projeniz nedir? Mahsuru yoksa bahsedebilir misiniz?

-Yine şiir olabilir. Bunun için ama biraz zaman ve rahatlığa ihtiyacım var. Şuan için fazla meşgulüm.  O zaman geldiğinde tekrar karar vereceğim.

 

Kitap yazma hazırlığında olan yazarlara ve şairlere neler önerirsiniz?  Yazma sürecinde ve öncesinde nelere dikkat etmeliler?

-Kitap yazma süreciyle alakalı ilk olarak metnin taslağının tamamıyla bitirilmesini tavsiye ediyorum. Yarım kalan kısımlar ve henüz yayınlanmadan önce içinize sinmeyen kısımları tekrardan gözden geçirmenizde fayda var. Kitap taslağınız hazır olduğunda biyografi, önsöz ve arka kapak için yazılmasını düşündüğünüz metinleri hazırlamak daha doğru olacaktır.  Son olarak ise telif sorunu içermeyen görseller seçmenizi öneririm. En son doğru yayıneviyle işlemleriniz oldukça kısa sürecektir. 

 

 

Okurlara son cümle olarak ne söylemek istersiniz

 -Okuyanlara katacak bir şey bıraktıysak ne mutlu bana. Sevgilerle.

 

Teşekkür ederiz hocam.

-Ben teşekkür ederim.


icon

E-Bültenimize Abone Olun!

Kampanyalardan ilk siz haberdar olun.